Avukatınız Burada

Çoğu televizyon programı bize dünya mahkemelerinin nasıl çalıştığına dair bir görünüm sunuyor. Doğrusu yalnızca dört kişilik içeriyorlar. Suçlu kişi, daha doğrusu suçlu olduğu iddia edilen birey, çünkü suçluluğu kanıtlanana kadar masumsunuz.

Bir de savcı var, genellikle devlet. Bu kişi adaleti savunur ve sanığın doğrusu suçlu olduğunu kanıtlamalıdır. Davalı aleyhindeki suçlamaların kanıtlanıp kanıtlanmadığına karar vermesi gereken kişi yargıçtır.

Ve bundan başka avukat var. TV dizilerinde genelde izleyicilere kendinden çok belirli olarak sunulurlar. Sanığın hür, suçlu ya da değil, duruşma salonundan çıkması için her şeyinizi vermeniz için dışa dönük bir kişiliğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorum.

İsa’nın cennetteki mahkeme salonlarında bütün arkadaşları ve ailesi için yaptığı tam olarak budur. Ve her şeyden önce tek reel, O’nun tüm müşterilerinin suçlu olduğudur. Savcı kadar yapılan her itham ya da İncil’deki terimlerle ifade edersek, Tanrı’nın yasası, sanıklara aleyhinde doğrudur.

Bu davaların tümü, sanıkların, yani bizlerin, suçlu olduğu konusunda hemfikirdir ve, böylece, ebedi ateşi yargı ediyoruz. Fakat sonra avukat İsa ayağa kalkar ve En Yüksek Yargıç Tanrı’nın oturduğu kürsüye yürür.

Hiçbir şey söylemez. Omuz silkiyor, kollarını yarım kaldırıyor, sanki “Evet! Hepsi dürüst!” dermiş gibi avuçlarını öne doğru uzatıyor. Lakin sonradan Başat, Avukatın elindeki delikleri görür ve Avukatın davalı için cezayı zaten ödediğini bilir.

Hâkim daha pozitif bir şey söylemeden çakılları kaldırır, sıraya vurur ve usulca şöyle der: ” Suçlu yok!”. Cümbür Cemaat alkışlayın, birbirinize sarılın, gülün ve ağlayın, çünkü Tanrı’nın lütfu ve İsa’nın çarmıhta ölümü fazlasıyla yeterli.

25O, Tanrı’ya Tanrı’ya gelen herkesi kurtarmak için artık sonsuza dek oradadır. O, her zaman onlar namına konuşmak için atama başında.

Vay canına, İsa’ya inanan bizler bunun olmasını nasıl beklemeyiz? O çakılın sıraya çarptığını dinlemek ne kadar fantastik olacak ve Tanrı’nın size “Suçlu yok!” dediğini işiteceksiniz.

İsa’nın avukatınız olmaktan emekli olacağından ve mahkeme salonuna gittiğinizde, ikinci bir rahip ya da peygamberle kanaat etmek zorunda kalacaksınız. İsa, O’na inanan her dostu, her erkek kardeşi ve her kız kardeşi savunmak için ebediyen, ebediyen orada olacaktır.

O’na inanan bizler ne mutlu!

Öyleyse git ve dünyada yaşa. Gidin ve herkese, en büyük günahkarlardan biri olan sizin, üstlendiği her davayı kazanan bir Vekili olduğunu söyleyin.

Kutsal Kitap
İbraniler 7:1- 25

Düşünme
Avukatınız hakkında ne düşünüyorsunuz?
Davanızı savunacağına inanıyor musunuz?
Öyleyse nasıl yapacaksınız? gidip öbür yaşamak mı?

Dua
İsa, davamı üstlendiğin için teşekkür ederim. Cennetteki duruşma salonlarında beni beklediğini içimdeki her şeyle bildiğim için teşekkür ederim. Kararın ne olacağını zaten bildiğim için teşekkürler. Şu Anda bunu dünyada yaşamama müsade ver. Amin.

Daha fazla veri için http://www.crossroad247.com

Makale Kaynağına gidin : https://EzineArticles.com/expert/Gerjo_Ben_Van_Der_Merwe/2332083

Yorum yapın